uyku eğitimi

uyku eğitimi

Uyku eğitimi, bebeklere ve küçük çocuklara emzirmeden, sallamadan, kucakta gezdirmeden ya da herhangi bir destek olmadan kendi kendilerine nasıl uyuyacaklarını öğretmektir. Bununla da beraber gece boyunca daha az kesintili uykular yapmalarını sağlamaktır. Aslında sağlıklı olmayan uyku alışkanlıklarını, sağlıklı uyku alışkanlıklarıyla değiştirmektir.

Bebeklerde uyku eğitimi ne zaman başlamalı?

Her çocuğun ve bebeğin gelişimsel olarak farklılıkları olabileceğini göz önünde bulundurarak, 6 aydan sonra uyku eğitimi verilmesi gerektiği araştırmalar tarafından da desteklenmektedir. Yeni doğan bir bebeğiniz varsa ve destekle uyuyorsa bu konuda tedirgin olmamanız gereklidir; ancak 6. aydan sonra adım adım uyku eğitimine başlayabilirsiniz. 6. Aydan sonra çocuk duygu yönetimini yapmaya başlayabilmekte; ağlamalarını ya da endişelerini kendilerini kontrol edebilmektedir. Bu sebeple en önemli noktalardan biri bu eğitime erken başlamamanız gerektiğidir.

Bu süreçte en önemli nokta uyaranı yavaş yavaş kesmektir. Örneğin; emzirilerek uyuyan bir çocuk başka bir şekilde uykuya dalmayı bilmemektedir. Var olan bir alışkanlığı değiştirirken, olabildiğince yavaş geçiş yapmak çok önemli bir noktadır. Bu süreçte tutarlı olmak, pes etmemek ve herkesin aynı şekilde davranması çocuğun içinde bulunduğu bu geçiş sürecinin daha kolay olmasını sağlar. Tabii ki bebeğin ya da çocuğun endişesi her şekilde yükselecek ve 3 ya da 5 dakikalığına da olsa ağlayacaktır. Bu süreçte çocuğunuz o duyguyu yaşarken bebeği kendi başına yalnız bırakmamak oldukça önemlidir.

Fiziksel Faktörler

  • Isı ve Sıcaklık: Uyku için ideal oda sıcaklığı 20-22 derece olmalıdır. Çocuğunuzun üzerinde kısa kollu bir üst onun üzerinde ise ince pamuklu bir tulum yeterlidir. Üzerine herhangi bir örtü örtülmemesi önerilmektedir. Bu çocuğunuzun terlemesine ve gece sık sık uyanmasına sebep olacaktır. Yaz aylarında geceleri oda sıcak oluyorsa klima kullanmaktan çekinmeyin ama doğru kullanmak önemlidir. Sık sık filtre temizliğini yapın ve klimanın bebeğinizin üzerine üflemediğinden emin olun.
  • Yastık: 2 yaşa kadar ise yastık ya da herhangi bir yükseltici kullanılmaması gerekir; ancak çocuğunuzun reflü ya da gastrit gibi problemleri varsa yatağının ön kısmını yükseltebilirsiniz.
  • Işık: Parlak ışık, uykuya geçiş hormonunu salgılatmamakta ve bu sebeple bebeğiniz ışıklı bir ortamda sağlıklı bir şekilde uyuyamamaktadır. Geceleri odanın olabildiğince karanlık olması gerekmektedir. Gündüzleri ise mümkün olduğunca perdelerle oluşturulmuş loş bir ortam olmalıdır. Çocuğunuzu emziriyorsanız içeri sızan hafif bir ışık olmasında sorun yoktur. Çocuğunuzu gündüz dışarıda uyutuyorsanız, arabasının üstüne bir ince bir örtü yerleştirebilirsiniz.
  • Ses: Özellikle yeni doğanlarda (0-3 ay) beyaz gürültü dediğimiz fön ya da aspiratör sesleri çocuğa güvenli ortam hissi oluşturduğu için bebeğinizi bu şekilde olan sesler çok rahatlatacaktır. Bu tür seslerin anne karnındaki sesleri hatırlattığı düşünülmektedir ve bebeğiniz kendisini bu sayede güvende hisseder.

Adım Adım Uyku Eğitimi

Çocuğunuzla uyku eğitimine başlarken, mutlaka odasında zevkli zaman geçirmeye çalışın. Yatakla hiç tecrübesi olmayan bir çocuk bunu odaya karşı yaşadığı endişe ile bağlantı kurmamalıdır. Bir diğer önemli nokta ise çocuğunuzu bir anda yatağa bırakıp çıkmamanızdır. Alıştırarak ayrılma sürecinde bebek hem terk edilmişlik hissi taşımamakta, hem de siz yanında ona güven vermeye devam etmektesiniz.

Çocuğunuzun öncelikli olarak bu eğitime hazır hale gelmesi önemlidir. Bu hazırlık süreci çocuğunuzun gündüz uykularının düzenli olması ve uykuya geçmeden önce bir uyku rutini oluşturulmasıyla mümkün olabilmektedir. Örneğin çocuğunuzla kısa bir duş, masaj, ninni ritüeli geliştirebilirsiniz. Bu bahsetmiş olduğumuz önerileri hali hazırda uyguluyorsanız bebeğiniz yatağa konmaya hazır demektir.

Bebeğinizi yatağa koyduğunuz da siz de yatağın yanına, bebeğin size dokunamayacağı bir mesafede ama yatağa en yakın noktaya oturmalısınız. Bebeğiniz hemen ağlamaya başlamıyorsa yani kendini oyalayabiliyorsa, sorun yok demektir. Ağlıyorsa ya da mızmızlanıyorsa hem sesle, hem de dokunarak ona destek olmalısınız. Sırtınızı sıvazlayabilir, başını okşayabilir ve pışpışlayabilirsiniz. Ancak bebeğinizin ağlaması belirli bir seviyenin üzerindeyse ya da ayağa kalkmaya çalışıyorsa önce olduğu yerde sakinleştirmeye çalışın. Ona sarılın, yanında olduğunuzu, onu çok sevdiğinizi ve yeni bir şey öğrendiğini anlatmaya çalışın. Unutmayın, siz ne kadar sakin olursanız, çocuğunuz da bu süreci o kadar rahat atlatacaktır. Ağlaması daha da artarsa, onu kucağınıza alıp sakinleştirmek adına destek verebilirsiniz. Çocuğunuz sakinleştikten hemen sonra yatağa mutlaka geri koymalısınız. Onu yatağa koyarken tekrar ağlamaya başlayacaktır fakat bu beklenen bir davranıştır. Çocuğunuza tekrar destek vermeye devam etmelisiniz. Çocuğunuz en azından 1-2 dk böyle bir süreç geçirmeli ve yatakta olmayı deneyimlemelidir. Ağlama belli bir noktaya geldiğinde tekrar kucağa alabilirsiniz. Bu süreç ilk gece 2 saati bulabilir, ancak onun ve sizin kesintisiz bir uykuya sahip olup çok kaliteli bir hayata adım atacağınızı bilip bu deneyimi yaşamalısınız. Eğer uykuya dalamama 2 saati geçerse uygulamayı o noktada bırakın, bir yerlerde bir takım hatalar yapmış olabilirsiniz. Bu süreçte en önemli nokta tutarlı olmaktır. Tutarsız bir davranış bu süreci uzatacaktır.

Gece Uyanınca Ne Yapmalısınız?

Öncelikle çocuğunuz beslenme için 2 seferden fazla uyanıyorsa, bunu mutlaka 2 kez ile sınırlayın. 3 gece 2 kere besleyin, sonraki 3 gece 1 kere besleyin ve sonra tamamen kesin.

Beslenme saati dışında uyanırsa, akşamki süreci tekrarlayın. Önce gidip kucağınıza alın, sakinleştirin, sonra yerine koyun ve siz de sandalyenize oturun.

Gece Terörü

Çocuğunuz uyuduktan yaklaşık 1-2 saat içerisinde uyanıyor, tüm çabalarınıza rağmen sakinleşmiyor ve uykuya dalmıyorsa gece terörü yaşıyor demektir. Bu süreç 5-15 dk sürebilir. 2-5 yaşları arasında görülür. Çocuğunuzun yorgunluk seviyesine bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Gece geç yatma ve gündüz ayakta kalma süresinin uzaması bu durumu ortaya çıkarabilir. Çocuğunuzun yatma saatini ve eğer gündüzleri uyuyacağı bir yaş dilimindeyse gündüz uykularını düzenlemeniz sorunu ortadan kaldıracaktır. Çocuğunuz gece terörü yaşadığında uyanık gibi görünse de aslında uyku halindedir. Bu tip durumlarda çocuğunuzu kucağa almak, pışpışlamak ve sakinleştirmeye çalışmak hatalı davranışlardandır. Bu tip durumlarda en doğru davranış sakin kalmak ve bebeğinizin ani hareketlerine karşılık onun güvenliğini sağlamaktır.

Gündüz Uykusu

Çocuklar 2 yaş sonrası gündüz uykularına direnebilirler. Bu noktada çocuğunuz yeterince olgunlaştığı için mi, yoksa 2 yaş döneminde çocukların sıkça yaşadığı “uyku gerilemesi” durumu oluştuğu için mi bu direniş ortaya çıktı iyice anlamak gerekir. Kız çocuklarında 3 yaş, erkek çocuklarında ise 3,5 yaş sonrasına kadar gündüz uykuları devam etmelidir. Aksi halde çocuğunuz yorgunluk hissini fazla yaşayacağı için erken uyanma ya da gece uzun süreli uyanıp uykuya dalamama sorunları sıklıkla yaşanacaktır. Bu sebeple çocuğunuzun gündüz uykularına yeniden dönmesi için ona baskı yapmadan teşvik etmelisiniz. Yoğun baskı ve inatlaşma süreci uzatacaktır.

Püf Noktalar

Sürecin ikinci günü daha kısa ya da uzun sürebilir. Ancak üçüncü gün, ilk güne göre daha kısa sürmelidir. Eğer daha uzun sürüyorsa bir yerlerde tutarsızlık var demektir. Bunu çözüp devam etmek önemlidir.

Üçüncü günden sonra sandalyenin konumunu ilerletmelisiniz. İkinci konum yatakla kapı arasında orta bir noktada, üçüncü konum odanın içinde ama kapının önünde, dördüncü konum ise odanın dışında ve kapının önünde olmalıdır. Her konumda üçer gün oturmalısınız ve bebeğin sizi yattığı yerden görebiliyor olmasına dikkat edin.

On ikinci geceden sonra ise yatağında bırakma zamanı gelmiştir. Bunu o gece yapmazsınız, sürecin geri dönüşü de kaçınılmaz olacaktır.

Sürecin en önemli detayı, kendi başına uyumayı öğrenene kadar asla tek başına bırakmayın. Bu aşamalı geçiş sayesinde çocuk ve ebeveyn arasındaki güven bağı zedelenmemiş olacaktır.

Yukarıda bahsetmiş olduğumuz çözüm önerilerine rağmen çocuğunuzun bu problemin devam ediyorsa merkezimizden destek alabilir, çocuk psikoterapilerine dair detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilirsiniz.

Aysun EROL, Çocuk ve Ergen Psikoloğu, Psikoterapist;

Miray Sanan Çocuk ve Ergen Psikoloğu, Psikoterapist