Oyun Terapisi

Oyun Terapisi 2018-02-14T01:08:14+00:00

OYUN TERAPİSİ

Oyun, çocuğun en temel ihtiyaçlarından biridir. Çocukların kendilerini en doğal ve rahat ifade edebildikleri ortam oyundur. Çocuk oyun oynayarak dış dünyaya dair içeriklere uyum sağlamaya, öğrenmeye çalışır. Oyun oynamak çocuğun yaratıcılığını ve becerilerini geliştiren bir keşif sürecidir.

Oyun terapisi ise çocukların oyun ve oyuncakların aracılığı ile kendi ihtiyaçlarını ifade etmelerine yoğunlaşan özel bir işlevdir. Güvenli şekilde oluşturulmuş bir ortamda eğitimli bir oyun terapisti ile çocuklar istedikleri gibi oynamaya cesaretlendirilirler. Bu işlevde çocukların problemlerini ifade edebilmeleri için öncesinde kurgulanmış bir takım oyuncaklar çocuklara sunulmuştur. Çocuklar kendi sorunlarına hangi oyuncak daha iyi gelecekse farkında olmadan o oyuna yönelecek ve problemlerini çözümleme sürecine girecektir.

Oyun terapisi çocuklara yaşadıkları sorunlarla nasıl mücadele edeceklerini öğretir. Yaşadıkları zorluklar ve durumlar çocuk tarafından tekrar canlandırılır ya da figürlerle ve resimlerle ortaya konur. Çocuklar bu sayede olumsuz duygularını bir terapist eşliğinde çalışma şansı bulurlar.

Günümüzde pek çok terapist çocuğa ulaşmak için oyunu kullansa da, bu oyunların tamamını “oyun terapisi” başlığı altında değerlendirmek mümkün değildir. Bu alanda sertifikalı olarak bu tür terapiler yapan merkezler sayılıdır. Uzmanlarımız Association for Play Therapy derneğinden onaylı “Çocuk Merkezli Oyun Terapisi” sertifikalı uygulayıcılardır.

Neden oyun terapisi?

Çocuklar ergenlik çağlarına kadar yaşadıkları duygusal zorlukları (kaygı, korku, üzüntü, suçluluk gibi) ifade etmekte zorlanırlar. Çünkü bir yetişkin kadar kendilerini iyi analiz edemezler. Bu sebeple çocuklar zorlandıkları bu içsel çatışmalarını bir takım davranış ve uyum problemleri ile dışa vurabilirler. Olumsuz duygu durumları, öfke nöbetleri, tırnak yeme, alt ıslatma, yeme- uyku bozuklukları, okul başarısında düşüklük, kurallara uymakta güçlük yaşamak çocukların en sık ortaya koydukları dışa aktarma biçimleridir.

Oyun terapisi bu noktada oldukça işlevseldir. Çocuklar söze dökemedikleri sorunlarını bir takım oyunlar kurgulayarak terapist eşliğinde bu problemlerin üstesinden gelirler. Terapist ve çocuk bu terapisel ilişkide oyun esnasında ortaya çıkan olumsuz deneyimleri birlikte deneyimler ve terapistin sağlıklı müdahaleleri ile sorun ortadan kalkar.

Oyun terapisi çocuğa faydaları nelerdir?

Oyun terapisi sürecinde çocuk yaşadıklarına dair bakış açılarını, duygu ve davranışlarını değiştirebilir ve başkaları ile ilişkilerinden keyif almaya başlar. Çocuk oyun sırasında hayal kırıklıkları yaşadıkları olayları yeniden yaratmakla oyun sırasında bu tecrübeleri değiştirme fırsatı bulur ve böylece hem oyun tecrübeleri hem de hayattaki ilişki alışverişlerinden keyif alır hale gelebilir.

Oyun terapisi süreci ne kadar devam eder?

Oyun terapisinin süreci çocuğun durumuna ve yaşadığı sorunun boyutuna yönelik çok çeşitli değişkenlere bağlıdır. Sürecin gidişatını yönlendiren iki önemli faktör, çocuğun hangi gelişim çağında

olduğu ve herhangi bir sorun olduysa bu sorunun yaşandığı yaştır. Genellikle yaşanan durumdan sonra ne kadar hızlı sürece girilirse terapi süresi de o kadar kısa olur.

Çocuğum evde de oyun oynuyor, farklı olan nedir?

Evde ya da terapide oyunun esas işlevi aynı kalır. Çocuklar için oyun, bir anlamda yaşadığı dünyaya, insan ilişkilerine uyum sağlamak için doğal bir iletişim yoludur. Fakat terapistin en önemli işlevi çocuğun duygusal aktarımı ile ilgilidir. Çocuk kendi başına oynarken bu olumsuz duyguları düzenlemekte zorlanır, bu noktada terapi devreye girer.

Anne babalar oyun terapisine katılabilir mi?

Oyun terapisinde ailenin işbirlikçi olması en önemli faktördür. Terapist çocuklarına hangi noktalarda ve ne şekilde destek vermeleri konusunda aileyle görüşmeler gerçekleştirir. Kimi zaman ise aileyi oyuna davet ederek, çocuklarının süreçlerine katkıda bulunmalarını sağlar.

Oyun terapisi hangi sorunların giderilmesinde faydalıdır?

· Sosyal uyum ve davranış problemleri

· Öfke (huysuzluk nöbetleri ve inatçılık)

· Kaygı (takıntılar-zorlantılar, sınav kaygısı, okul fobisi, diğer fobiler vb.)

· Depresyon

· Hiperaktivite ve dikkat eksikliği

· Akademik başarıdaki zorlanmalar

· Öğrenme güçlükleri

· Yaygın gelişimsel problemler (otizm vb.)

· Tuvalet alışkanlığı kazanma

· Dürtüsel davranışlar (tırnak yeme, parmak emme, saç/kirpik yolma, tikler vb.)

· Kardeş geçimsizliği

· Yeme bozuklukları

· Uyku bozuklukları

· Travmalar (doğal afet ya da kazalar sonrası süreçte)

· Boşanma sonrası uyum sorunları

· Evlat edinme sonrası uyum sorunları

· Yas (kayıp) süreci