
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ile Travmatik Deneyimler
Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu, birçok faktörün etkileşimiyle ortaya çıkabilen karmaşık bir yeme bozukluğudur. Bu bozukluk, kişinin belirli bir süre içinde kontrolsüz miktarda yiyecek tüketmesini ve ardından yoğun duygusal zorluklar yaşamasıdır. Tıkınırcasına Yeme Bozukluğu ile travma arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır.
Travma, kişinin duygusal, zihinsel veya fiziksel olarak zarar gördüğü bir deneyimdir. Travmatik deneyimler, kişinin duygusal dengesini kaybetmesine, stresle başa çıkma mekanizmalarının etkilemesine ve yeme alışkanlıklarının değişmesine neden olabilir. Bireyler, travmatik bir olayla başa çıkmak için yiyecekleri bir tür kaçış veya rahatlama mekanizması olarak kullanabilirler.
Travma, kişinin yaşamında kontrol kaybına neden olabilir. Bu kontrol kaybı hissi, kişinin yeme alışkanlıkları üzerinde de etkili olabilir. Kişiler, yemek yeme eylemini kontrol etmekte zorlanabilir ve bu durum zamanla yeme bozukluklarının ortaya çıkmasına veya şiddetlenmesine neden olabilir.
Bunların yanında travmatik deneyimler sonrasında kişinin kendine olan güveni ve öz saygısı zedelenebilir. Bu durum, kişinin beden imajı ve yeme alışkanlıkları üzerinde olumsuz bir etkiye sahip olabilir. Kişi, kendini yetersiz veya değersiz hissedebilir ve bu duyguları hafifletmek için yeme davranışlarına yönelebilir.
Bu bilgilerin yanı sıra bireyin erken dönemde ebeveynleriyle kurmuş olduğu ilişkilerin travmatik öğeler içermesi sebebiyle de birey yeme bozukluğuna sahip olabilir. Erken dönem anılarına ulaşmak birey açısından zor olacağı için derinlikli bir terapi süreciyle bu hatırlanması güç bağlanma travmalarına da erişebilmek çoğu zaman mümkündür. Bireysel psikoterapi sürecinde bu travmatik malzemelere ulaşılması durumunda bu öğeler üzerinde yeniden çalışılabilir ve bu zorlayıcı anılar yeniden işlemlenerek travmatik etki yaratmaktan uzaklaşırlar.
Bir diğer önemli nokta ise travma sonrası her bireyde yeme bozuklukları gelişmeyebilir ve her yeme bozukluğu travmanın sonucu olmayabilir. Bu sebeple tıkınırcasına yeme alışkanlığının kaynağı anlamak oldukça önemlidir. Dolayısıyla tedavi süreci kişiye özgü olmalıdır ve bireyin duygusal ihtiyaçlarına ve kişisel iyileşme sürecine odaklanmalıdır.
Bu konu hakkında nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız veya uyguladığınız yöntemler işe yaramıyorsa bireysel psikoterapi hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden randevu almak için buradan bizlere erişebilirsiniz.
Selen Sena Soygül
Uzman Psikolog