
Neden Sürekli Alışveriş Yapmak İstiyorum?
Alışveriş, hayatın vazgeçilmez parçalarından bir tanesidir. Neredeyse her konuda pek çok ihtiyacımız olur ve bunları yeri ya da zamanı geldiğinde alarak karşılarız. Ancak hayatın doğal bir parçası olan alışveriş bazı durumlarda farklı bir boyut kazanabilir. Hiç ihtiyaç duyulmayan şeyleri satın almak, aynı şeylerin sayısız farklı renk ya da modellerini almak, etiketleri daha çıkarılmamış ya da hiç kullanılmamış birçok eşya varken almaya devam etmek gibi davranışlar alışverişin, kişinin hayatında farklı bir boyut kazandığı anlamına gelebilir. İlerleyen dönemlerde bu davranış bağımlılık boyutuna kadar ilerleyebilir.
Alışverişi sevmekle alışveriş bağımlılığı birbirinden çok farklıdır. Alışveriş yapmayı sevmek alışveriş bağımlılığı anlamına gelmez. Birinde kişi, ihtiyaçları doğrultusunda hareket eder. Zaman zaman limitini aşsa ya da sadece istediği için bir şeyler alsa da gerektiği yerde durmasını bilir. Maddi olarak kendisini zora sokmaz. Burada kişiye haz veren şey alınan ürünün kendisidir. Bu nedenle bu kişi istediği ürünü aldığı için sonrasında mutluluk duyar. Alışveriş bağımlılığında ise durum bundan farklıdır.
Alışveriş bağımlılığında kişi ihtiyaçları değil, dürtüleri doğrultusunda hareket eder. İhtiyacı olmadığı halde alışveriş yapma dürtüsü baskındır. Zihni sürekli alışveriş yapma fikriyle meşguldür. Bu kişi nerede durması gerektiğini kestiremez, bunu fark etse bile dürtülerini engelleyemez. Bunun sonucunda maddi zorluklar yaşar. Alışveriş bağımlılığında kişiye haz veren şey aldıkları değil, alışveriş anında yaşadığı rahatlama, kontrol, güç, doyum gibi duygulardır. Bu nedenle bu kişi alışveriş anında kısa süreliğine rahatlasa da sonrasında pişmanlık, suçluluk hatta utanç duyar. Bu durum kişinin sosyal hayatını, ilişkilerini, ekonomik ve psikolojik durumunu da olumsuz şekilde etkiler.
Neden İhtiyacımız Olmayan Şeyleri Alırız?
Sürekli alışveriş yapma davranışının ya da zihnin sürekli alışveriş fikriyle meşgul olmasının pek çok farklı nedeni vardır. En önemli nedenlerinden biri kişinin o anda baş etmekte zorlandığı olumsuz duyguları engellemek ve onlardan kaçınmak istemesidir. Kızgınlık, kaygı, mutsuzluk, yalnızlık gibi baş etmekte zorlanılan duygular, kişinin odağını alışverişe yönlendirmesine neden olur. Böylece istenmeyen duygularla temas etmekten uzaklaşmış olur. Kaçınılan bir diğer his de duygusal boşluk hissidir. Satın alınan şeylerle kişi farkında olmadan bu boşluğu doldurmaya çalışır.
Kişinin alışveriş yaptığı sırada yaşadığı rahatlama ve huzur da bir diğer etkendir. Bu rahatlama bir nevi ödül niteliği taşır. Çünkü bu aşamada beynin ödül alanı aktifleşir. Bu kişi bu ödülü ne kadar çok alırsa o kadar çok rahatlar. Sonraları bu ödülü arayış daha da artarak devam eder. Alışverişin bu anlamda bir rahatlama etkisi olsa da bu, kısa süreli ve geçici bir rahatlamadır. Genellikle arkasından pişmanlık ve suçluluk duyguları gelir. Bazı durumlarda bunlara utanç duygusu da eklenir. Harcanan para ne kadar fazlaysa rahatlama ve pişmanlık da bir o kadar fazla olur.
Alışveriş yapma davranışı aynı zamanda kişide kontrol hissini sağlar. Nerede, ne zaman, ne alacağı gibi pek çok konunun kararı kişinin kendisindedir. Kontrol hissi kişiyi rahatlatır, güçlü hissettirir. Bu durum, alışverişin özellikle mutsuzluk gibi anlarda kişinin kontrolün kendisinde olduğunu hissetmesi için yöneldiği bir davranış haline gelmesine neden olur.
Alışveriş davranışlarından bahsederken günümüzdeki alışveriş düzenini de göz önüne almak gerekiyor. Özellikle online alışverişin hayatımıza girmesiyle birlikte alışveriş yapmak bambaşka bir boyut kazandı. Artık belirli bir yere gitmeden, herhangi bir yerde istenilen zamanda istenilen şeyler rahatlıkla alınabiliyor ve bu süreç tüm gözlerden uzakta götürülebiliyor. Bu düzen, alışverişe ulaşılabilirliği arttırdı ve kolaylaştırdı. Bu da alışverişin, pek çok kişinin hayatında farklı bir noktaya gelmesini sağlarken bu davranışa bağımlı olmalarını kolaylaştırdı.
Alışveriş davranışının her anlamda limitleri aşması, bu durumun kişinin çevresi tarafından da fark edilecek bir düzeyde olması ve en önemlisi kişiyi ekonomik olarak ciddi olarak etkilemesi alışveriş dürtüsünün kontrol edilmesi gerektiği anlamına gelir. Bu noktada psikolojik destek oldukça önemlidir. Değiştirilecek bazı davranışlar ve alınacak önlemlerle birlikte kişiyi alışverişe yönelten ve arka planda karşılanmamış ihtiyaç ve duyguların fark edilmesi ve bununla çalışılması oldukça önemlidir.
Bu konu hakkında nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız veya uyguladığınız yöntemler işe yaramıyorsa bireysel psikoterapi hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden randevu almak için buradan bizlere erişebilirsiniz.