
Çift Terapisi Nedir, Ne değildir?
Çift Terapisi Nedir, Ne Değildir?
Dünyanın her yerinde ilişki terapistine giden çoğu kişi, sonunda eşinin sorunlarını ortaya koyabilecek ve bunları düzeltecek birini bulabileceği için kendini terapi sürecine motive olmuş hisseder. Bu gayet anlamlı bir beklentidir. Çünkü çatıştığımız bir ilişkide kendi egomuzu var etmek söz konusu olduğunda, sorunun çoğunun öteki partnerimizde olduğunu düşünmek egomuzu koruyan bir mekanizmadır. Yani, bir ilişki terapisine başvurduğumuzda ‘’sorunun çoğu onda’’ düşüncesiyle başlamak kesinlikle yanlış bir eğilim değildir. Ancak, birlikte yaşamı imkansız hale getirdiği için, biz çift terapistlerinin dönüştürmek istediği ilk düşüncedir. Çünkü terapi sürecine başladığınız parteriniz de aynı mekanizmadan dolayı sorunun çoğunun sizde olduğunu düşünecektir.
Çift Terapisinde ‘Haklı’ veya ‘Haksız’ yoktur.
İlk seanslarda her iki partner de kendisinin bireysel olarak ne kadar haklı olduğunu anlatmak ister. Hatta bazen terapiste de buna ilişkin sorular sorar. Terapistiniz bu sorularınızı ve bunları sorma amacınızı kesinlikle yadırgamaz ancak bu bakış açısının değişmesini hedefler. İlişkinin iyileşmesi için kimin haklı olduğu işe yarayan bir faktör değildir. Bundan dolayı çift terapisinde ‘haklı’ veya ‘haksız’ kavramları yoktur. Terapistiniz bir etki karşısında hissettiğiniz duyguya ve buna sebep olan tepkinize bakar. Duygular her zaman anlamlıdır ve dikkate değerdir. Bu yüzden çift terapisti, çiftin çatıştığı bir konu ile ilgili davranışın değişimini önerirken partnerlerden sadece birisinin ihtiyacını karşılamayı amaçlamaz; ilişkinin ihtiyacını karşılamayı amaçlar.
Her iki partnerin elinde bir kova su olduğunu hayal edelim. Her birisinin karşısındaki partnerine bakarak ‘’onun benim önümdeki suyu temizleme gücü var ve bunu bilerek yapmıyor.’’ diye düşünerek üzgün ve kızgın olduğunu hayal edelim. Çift terapisti bu noktada her iki partnerin ortasında duran boş ilişki kabını gösterir ve sularını buraya dökmesini ister ve her iki partnerin de ortak olan ilişki kabındaki suyu birlikte temizlemesini ister.
Dolayısıyla çift terapisi sürecinde ilk seanslar, ilişkinin sorunlarından bahsederken ve bunları ele alırken, partnerlerin terapiye getirdikleri doğal beklentileri ve ihtiyaçları gözden geçirir ve bunu ilişkiye entegre etme üzerinde çalışır. Çifti her şeyden önce bir ilişki terapisi atmosferine hazırlamaya çalışır. Her iki partner de ilişkinin iyileşmesi için kendisinde var olan etkiyi değerlendirmeyi kabul eder.
Çift Terapisi ilişkiniz üzerinden kendinizi değerlendirme sürecidir.
Çift terapisi karşısındaki partnerin hatalarını bulma süreci değil, parterinizden gelen bir etkinin sizde nasıl bir tepki yarattığını ve ortak ilişkide bunun neye sebep olduğunu görmeye çalışma sürecidir. Karşınızdaki partnerinizin ilişki ile ilgili yaptığı bir davranışın ilişkinizi olumsuz etkilediğini görmek son derece önemli bir farkındalıktır. Bu farkındalık partnerinize bir ayna tutmanızı sağlar. Ancak bu aynalama haklı olmak ve parterinizin hatalı olduğunu ortaya çıkartmak için değil, kendinizde nasıl bir etkiye sahip olduğunu görebilmek üzere yapılan bir aynalamaya dönüşmelidir.
Buradan baktığımızda çift terapisi her iki partner için de bir kendisiyle yüzleşme süreci olduğunu söyleyebiliriz. Bazı ilişkilerde duygusal denge daha açık olabilir, partnerlerden birisi kendini daha mağdur hissedebilir. Böylesi bir durumda bile, mağdur hisseden partner de kendisiyle yüzleşmelidir. Çift ilişkisinde kurban veya mağdur kavramları bizim kendi bakış açımızdan kaynaklanan bir değerlendirmedir. Çift terapisti, terapiye gelebilecek kadar entelektüel bir farkındalığa sahip kişilerin kendini değerlendirme niyetinde olduğunu varsayar ve ilişkiye ‘kurban’ veya ‘zalim’ dengesi açısından bakmaz. Çünkü bu bakış açısı da ilişkiyi katılaştırır ve iyileşmesini engeller. Çift terapistine göre, her iki partnerin etkisiyle meydana gelmiş olan ilişkinin sisteminde bozulmalar vardır ve terapist bu bozulmayı eşlerle birlikte iyileştirmeyi hedefler.
Konu ne olursa olsun çift terapisine gelmiş olan çiftin ve terapistinizin ortak hedefi bellidir: İlişkiyi İyileştirmek.
Çift terapisinde terapistiniz geçmiş süreçleri yargılayan, şimdiye kadar verilmemiş hakları iade eden bir kişi değildir. Bir arada yaşamamızı engelleyen şey nedir? Bende var olan nasıl bir duygu veya davranış bu yakın hissedememe durumunu etkiliyor? Partnerimden gelen bir davranışa nasıl bir duygusal tepki veriyorum? Bozulmaya doğru giden etkide benim katkım nedir ve neyi değiştirebilirim? sorularını kendinize sormanız için sizi cesaretlendiren ve destekleyen kişidir. Çünkü terapistiniz, terapi sürecinden alacağınız verimi, sizin için en ekonomik ve kolay olan yoldan sağlamanızı ister. Partnerler, birbirini suçlama enerjisinden çıkarak, bireysel kendini değerlendirme açısına ne kadar hızlı geçiş yaparsa; çift terapisinden de o düzeyde azami fayda sağlayacaklardır.
Bu konu hakkında nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız veya uyguladığınız yöntemler işe yaramıyorsa çift terapisi hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden randevu almak için buradan bizlere erişebilirsiniz.
Uzman Psikolog Nazlı Kalkan
Bireysel ve Çift Terapisti