
Mutlu çocuk yetiştirmenin beş yolu
Sevgi ve disiplin çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmak için artık yeterli değil. Uzmanlar iyimser düşünme eğitiminin bir gereklilik olduğunun altını çiziyor. Çocuğun yaşama zevkini, büyüme arzusunu ve hayata umutlu yaklaşımını güçlendirmek için bu beş eğitici davranışı uygulayın.
Psikiyatrist ve Psikanalist Alain Braconnier, varoluş karşısında çaresizlik hisseden çocuk ve ergenlerle gittikçe daha çok karşılaştığına, çocuklarının geleceğinden endişe eden ebeveynlerin sayısının da bununla paralel olarak arttığına değiniyor. Braconnier’e göre, iyimserlik çocuk eğitiminin temelinde yer almalı.
Psikanalizin en önemli isimlerinden biri kabul edilen, Pediatrist ve Psikanalist Françoise Dolto’nun döneminde, çocukların potansiyellerini ortaya çıkarabilmeleri için sevginin ne kadar önemli olduğunun altı çizilmişti. Ancak zamanla her koşulda sevgiyle yaklaşımın yeterli olmadığı anlaşıldı ve çocukların eğitiminde otoritenin ve sınırlar koymanın gerekliliği üzerinde de durulmaya başlandı. Bugün ise bu ikiliye iyimserlik ekleniyor.
Braconnier, “Bana göre, bugün artık sevgi ve otorite çocuk eğitiminde yetersiz kalıyor. Dünyayı saran bu kasvetli ambiyansta, çocukların yaşama zevklerini, büyüme ve olgunlaşma isteklerini, umutlarını korumalıyız” diyor.
“Söz konusu olan boş bir optimizmi beslemek değil, potansiyellerinin farkına varmalarını sağlayabilecek ve zorluklara berrak bir zihin, enerji ve istekle göğüs gerebilecek şekilde içsel kaynaklarını harekete geçirmek.”
“İyimserliğe teşvik eden eğitsel tutum sabır ve azim gerektiriyor.”
Alain Braconnier, Psikiyatr ve Psikanalist
Bana göre sağlam bir özgüveni besleyen eğitimin çıkış noktası çocuklara iyimserlik becerisi kazandırmaktır.” Braconnier, pozitif psikoloji alanındaki güncel araştırmalarına dayanarak, karamsar yapılı bir ebeveynin bile çocuğuna iyimser olmayı öğretebileceğini belirtiyor. Ancak ebeveynin kendi karamsarlığının hayatını hangi derecede engellediğinin farkına varması ve çocuğu kendi engellerinden korumaya istekli olması gerekiyor. Braconnier, endişeli ve hassas çocukların ilk baştaki iyimserliklerine tekrar kavuşmalarına yardımcı olunabildiğini de gözlemlemiş.
Görünüşte basit olsa da, “İyimserliğe teşvik eden eğitsel tutum sabır ve azim gerektiriyor” diyor ve ekliyor: “Bu, genç çocukların gülümsemelerine kavuşmalarına ve yarın hakkında kaygılanmamalarına yardım ederek yaşamlarını değiştirebilir.”
Braconnier’nin önerdiği beş eğitici davranışı uygulayarak siz de çocuğunuzun hayata umutla yaklaşmasını sağlayabilirsiniz.
- Merakını besleyin
Çocuk küçüklükten keşfetmeye açıktır. Dokunduğu, tattığı, kokladığı her şey çevresiyle tanışacağı bir maceraya çıkma isteği verir. Tanımak istediği şeylere ulaşma hazzını yaşamasına ve deneyimlemesine izin vermek büyük önem taşır.
Braconnier, bu süreçte güven vermenin önemini vurguluyor: “Çocuğu güvenle kuşatmak gerekir. Eğer etrafında destekleyici biri olmazsa ve çözemediği bilmeceler karşısında yalnız kalırsa, bu durum ilgisini kaybetmesi ve zekâsından şüphe etmesiyle sonuçlanabilir.”
Olumlu heyecanlarımızı onlarla paylaşmak, sorularını yanıtlamak, açıklamak, çocuğu yeni okumalarla, müzelerle, seyahatlerle tanıştırmak, hayatın ona birçok zevk sağladığı inancının içine yerleşmesini sağlar. Böylece kişisel dönüşümünü geleceğe doğru şevkle gerçekleştirebilir.
- Hatalarını dramatize etmeyin
Çocuk dünyayı keşfederken kendi limitlerinin de farkına varır. En ufak zorlukta vazgeçmesini ve kendini beceriksiz hissetmesini istemiyorsak, başarısızlıkların aşılabilir olduğunu öğretmek gerekir.
Braconnier başarısızlıklar konusunda, “İstemeden çocuğa aktardığımız (genellikle aşırı olan) kendi korkularımızın farkına varmamız önemlidir” diyerek uyarıyor. Hata ile kurduğumuz ilişkiyi analiz etmemiz gerekir. Hatalara bakış açımız bile ona bunu bir öğrenme fırsatı olarak sunmamızı engelliyordur.
Çocuğa güvenmek, onun yerine yapmadan yanında bulunmak, deneyip yanılmasına izin vermek, başarılarına değer vermek, yeniden başlamaya teşvik etmek, onun dayanıklılığını ve başladığı işte başarılı olma umudunu artırır.
- Fikirlerini netleştirmesine yardımcı olun
Pozitif psikolojinin kurucusu Martin Seligman, çocuğun bir olaya maruz kalması yerine onu kontrol etmesini sağlayan olanaklar üzerine çalıştı. Başka bir deyişle, söz konusu bir duruma iyimser ya da karamsar yaklaşma üzerine araştırmalar yaptı.
Braconnier, Seligman’ın karamsar düşünceyi besleyen iki özelliği keşfettiğini belirtiyor: Kişisel algılama eğilimi (“Ben berbat biri olduğum için başıma bu berbat şey geldi”) ve genelleştirme eğilimi (“Her zaman böyle olur zaten.”)
O yüzden çocuk bir zorlukla karşılaştığında, yaşadığı olayların doğru bir açıklamasını yapmasına yardımcı olmak önemli.
“Ne oldu?”, “Nasıl bir yardıma ihtiyacı vardı?”, “Hangi yeterliliği eksikti?” gibi sorular gerçekçi bir bakış açısını ortaya çıkarmanıza yardımcı olur. Böylece başarısızlığı kötü kaderine bağlamak yerine, çözümlerin net ve mümkün olduğunu görmeye başlar.
- Emek sarf etmeyi aşılayın
Toplumda bir yer edinmek ve kendini mutlu edecek projeleri gerçekleştirmek için çocuğun mücadele etmeyi öğrenmiş olması gerekiyor. Bunun için çok erken yaşta, sarf ettiği enerjinin bir bedeli olduğunu, bu çabanın becerilerinin gelişmesini veya kaderinin iyileşmesini gerçekten sağlayacağını hissetmesi gerekir.
Bu yüzden onu henüz yapamadıkları için eleştirmeyi veya diğerleriyle karşılaştırmayı bırakmalıyız.
Braconnier, “Kendisine ulaşılamaz gelen bir iş karşısında, çocuğa kendi çabalarıyla elde ettiği yürüme, okuma, bisiklete binme gibi başarıları hatırlatmak daha çok çaba göstermesine yardımcı olacaktır” diyor.
Genel olarak pasif hobiler yerine, kendiyle yüzleşebilmesini sağlayacak ve limitlerini aşmış olmanın gururunu hissettirecek müzik, tırmanma gibi aktiviteler tercih edilebilir.
- İlişkilerini besleyin
Karamsar çocuk, yalnız kalma veya kendinden daha kötü hisseden çocuklarla bir arada olma eğilimindedir.
“Oysaki dünyaya ve kendine bakış açısı, kendininkini zenginleştirecek ya da fakirleştirecek olan çevresindeki kişilerin bakışına bağlıdır” diyerek ilişkilerin önemini vurguluyor Alain Braconnier.
Bazıları güven verici, bazılarıysa kışkırtıcı olan farklı karakterlerle bağ ve ilişki kurma becerisine sahip olmak, çocuğa derin bir güven duygusu sağlar. Yalnız değildir ve diğerlerine güvenebilir.
Bu keşif sırasında, arkadaşlarıyla kurduğu ilişkilerle ilgilenerek, empati kabiliyetini geliştirmenin yanı sıra ona iyi gelmeyen ilişkilerden kendini korumayı öğreterek ve arkadaşlığa değer vermeyi aşılayarak ona yardımcı olabiliriz.
Kaynak: Laurence Lemoine, “Mutlu Çocuk Yetiştirmenin Beş Yolu”, Psychologies Türkiye, Temmuz 2018