Duygusal Yeme / Duygusal Açlık

Duygusal Yeme / Duygusal Açlık

“Aç değilim, biliyorum ama yine de yemeye devam ediyorum.”

“Bazen kendimi yemekten alıkoyamıyorum.”

“Yedikten sonra pişman oluyorum ve suçlu hissediyorum.”

Bu ve bunun gibi cümleler, duygusal yeme alışkanlığı olan kişilerin kendilerine ve çevrelerine sıklıkla söyledikleri cümlelerden bazılarıdır. Duygusal yeme davranışı, üzüntü, korku, suçluluk, yetersizlik, öfke, kaygı, endişe, can sıkıntısı, yalnızlık gibi yoğun duyguların ortaya çıktığı anlarda; bu duygularla başa çıkmak, kısa süreliğine de olsa bu duyguları durdurmak için araç olarak yemeklerin kullanılması anlamına gelir. Bu davranıştaki temel amaç; yiyeceklerle, özellikle de kalorili, yağlı ve şekerli yiyeceklerle, duygusal boşluğu doldurarak rahatlama, sakinleşme sağlamaktır. Ancak burada yaşanan rahatlama kısa süreli ve geçicidir ve sonrasında genellikle pişmanlık ve suçluluk duygusu gelir. Bu duygular kişiyi yine yeme davranışına iter. Bir nevi bir yeme döngüsüne girilir.

Duygusal Yemenin Nedenleri

Yoğun şekilde hissedilen korku, utanç, kaygı, stres gibi duygularla başa çıkmak duygusal yemenin en temel nedenidir. Bu duyguların yoğun şekilde hissedildiği anlarda bunları bastırabilmek için yemeğe yönelmek o anda kişiyi rahatlatır. Genellikle böyle bir çözüm getirilmesinin nedeni kişinin sorunlarla ya da belirli duygularla nasıl başa çıkacağını bilmemesinden kaynaklanır. Geçmişte bu duyguların yaşanması ve ifade edilmesinin engellenmesi ya da duyguların yok sayılması kişilerin bu duyguları nasıl karşılayacaklarını ve yöneteceklerini öğrenememelerine neden olur.

Can sıkıntısı ve bununla birlikte gelen boşluk hissi de kişileri duygusal yeme davranışına götüren durumlar arasındadır. O anki boşluğu yemeklerle doldurma ihtiyacı duyulur. Bu da kişileri sıkıldıkları anlarda kendilerini buzdolabının önünde ya da yemek siparişi verirken bulmalarına neden olur. Aslında o anda kişileri bu davranışa iten açlık hisleri değil, can sıkıntısı ve boşluk hissidir. Duygusal yeme, duygusal olarak doyurulma ihtiyacını karşılamaya yönelik bir harekettir.

Çocukluk çağı beslenme alışkanlıkları da duygusal yeme davranışının nedenlerinden bir tanesidir. Çocukluk döneminde güzel bir olayın ardından ödül olarak yemek verilmesi ya da çocuk kötü hissettiğinde neşelendirmek için dondurma alınması gibi davranışlar da duygusal yeme davranışının oluşmasında etkilidir. Bu kişiler, ilerleyen zamanlarda kötü hissettiklerinde kendilerini yemekle ödüllendirerek rahatlamaya ya da o duyguyla baş etmeye çalışırlar.

Duygusal Yemenin Önüne Geçmek İçin Ne Yapabilirim?

Duygusal yeme davranışını değiştirmek için öncelikle bunu fark etmek gerekir. Bunun için de fiziksel açlıkla duygusal açlık arasındaki farkın bilinmesi oldukça önemlidir. Böylece süreci anlamak ve yönetmek daha kolay olacaktır. Duygusal açlıkla fiziksel açlık arasındaki farklar:

  • Fiziksel açlıkta açlık hissi yavaş yavaş hissedilir. Duygusal açlıkta ise bu his bir anda ortaya çıkar. Birkaç dakika önce açlığa dair bir şey hissetmezken bir anda bu açlığı giderme ihtiyacı üst seviyeye çıkabilir.
  • Duygusal açlığı ertelemekte zorluk yaşanır. Hemen o an açlığın giderilmesi gerekiyormuş hissi yoğundur. Fiziksel açlıkta ise tolerans yüksektir, bu his ertelenebilir.
  • Fiziksel açlık giderildikten sonra yemeye devam etme isteği olmaz. Duygusal açlıkta, bu açlık tam olarak giderilmediği için yeme isteği ne kadar yenirse yensin devam eder.
  • Duygusal açlıkta belirli yiyecekler terci edilir, her yemek bu açlığı gidermez. Ancak fiziksel açlıkta her türlü yiyecek bu açlığı doyurabilir.
  • Fiziksel açlığın sonunda herhangi bir pişmanlık ya da suçluluk yaşanmaz. Bu durum duygusal açlıkta farklıdır. Duygusal yeme bittikten sonra genellikle pişmanlık duygusu ortaya çıkar. Bazı durumlarda bu tekrar yemeye itebilir kişiyi.

Duygusal açlıkla fiziksel açlığı ayırdıktan sonra bu davranışı ortaya çıkaran durum, düşünce, duygu gibi tetikleyicilerin de fark edilmesi gerekir. Ne duymak, ne düşünmek, ne yaşamak ya da hangi duyguyu hissetmek sizi belirli yemekleri tüketmeye itiyor bunu belirlemek süreç için oldukça önemli. Son olarak sorunlarla ya da belirli duygularla başa çıkmanın farklı yollarını öğrenmek gerekir.

Bu konu hakkında nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız veya uyguladığınız yöntemler işe yaramıyorsa bireysel psikoterapi hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden randevu almak için buradan bizlere erişebilirsiniz.

Uzm. Psk. Beliz Ereren

Psikolog / Psikoterapist