İlişkilerde Sonsuzluk Döngüsü

İlişkilerde Sonsuzluk Döngüsü

Partnerinizle bir tartışma yaşadığınız durumlarda kendinizi hep aynı şekilde mi davranırken buluyorsunuz ya da her argümanın benzer bir sonuca ulaşması size boşuna mı uğraşıyorum, hep aynı şeyler oluyor diye düşündürüyor mu? Eğer cevabınız evetse olumsuz bir döngünün içerisinde sıkışıp kalmışsınız demektir. Duygu Odaklı Çift Terapisine göre çiftler ilişkilerinde bir problem yaşadıklarında kendilerini olumsuz bir döngünün içerisinde sıkışıp kaldıkları şeklinde ifade ederler. Negatif Etkileşim Döngüsü diye adlandırılan bu durum çiftlerin kendilerini incinmiş, reddedilmiş veya tehdit edilmiş hissettiklerinde birlikte yarattıkları çift dansını tanımlamak için kullanılan bir ifadedir.

Görsel olarak sonsuzluk sembolü şeklinde tarif edilen döngüye bir örnek üzerinden yakından bakalım. Negatif Etkileşim döngüsünü yakından tanımak, döngünün içerisine girdiğinizde neler olup bittiğini anlamak çiftler arasındaki çatışmaların iç dinamiklerinin görülmesini sağlar.

Her partnerin sevildiğini, önemsendiğini ve kabullenildiğini hissetmeye ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaçlar karşılanmadığında, kendisini incinmiş, reddedilmiş, terk edilmiş, sevilmemiş, önemsiz ve değersiz hissetmeye başlar. Kırılgan duygular veya Birincil Duygular olarak adlandırdığımız bu duygular çoğunlukla ifade edilmesi zor, temasa geçilmesi kolay olmayan hassas duygulardır. Bu tür kırılgan duygular yüzeye öfke, kaygı, hayal kırıklığı olarak çıkabilir, diğer eş tarafından yüz yüze kalınan bu duygular İkincil veya Görünen Duygular olarak adlandırılır. Çatışma sırasında ortaya çıkan ikincil  duygular düşmanlık, saldırganlık, eleştirme, uzaklaşma ve duvar örme gibi davranışlarda kendini gösterir.

İlişkilerde Sonsuzluk Döngüsü nün nasıl işlediğini anlamak için bir örnekle bakalım. Eşlerden birinin onaylanma ihtiyacının diğer eş tarafından karşılanmadığını düşünelim bu durum onaylanmayan eşin birincil ve hassas bir duygusu olan anlaşılmama veya kabul görmeme duygusunu tetikledi. Bu duyguyla yüzleşmek eşi tarafından onaylanmadığını ve anlaşılmadığını görmek ikincil duygu olarak öfke olarak yüzeye çıkar ve partnerini eleştirmekle kendini gösterir. Eleştirilen diğer eşin kendi birincil duygusu olan yetersizlik hissini tetikler, bazen hayal kırıklığı bazen de öfke şeklinde görülebilir, eşin kendini kapatmasını ve bağlantıyı keserek eşinden uzaklaşmasını neden olur.  Her karşılanmamış bir ihtiyacın tehdidine karşı bir tepki diğer eş için bir tetikleyici olmaktadır. Eleştirmek, suçlamak ve uzaklaşmak bu negatif döngüyü besler ve çiftler her çatışmaya girdiklerinde sonsuzluk döngüsünün içinde kaybolurlar.

Döngüye bir kez girildiğinde; eşlerden biri ne kadar çok eleştirirse, diğer eş o kadar çok tehdit hisseder, ilişkiyi korumak ve çatışmadan uzaklaşmak için kapanma ihtiyacı hisseder. Bağlantı ne kadar kesilirse diğer partner sevilmediğini hisseder ve bağlantının kesilmesini daha da fazla eleştirerek protesto eder işte bu dans çiftleri ilişkilerde sonsuzluk döngüsü nün içinden çıkamayacak bir hale getirir.

Bu dansı gözlemlemeye başlamak ve her iki partnerin de buna nasıl katkıda bulunduğunu belirlemek çok önemlidir. Döngüyü tanımlamak ve kesmek için birlikte çalışmak aradaki bağı daha güvenli hale getirmek için çok büyük bir adımdır. Eşler her eleştirme, suçlama ve uzaklaşma davranışlarının altında yatan hassas ve kırılgan duyguların ne olduğunu görebildiklerinde birbirlerine karşı daha fazla empati duyup daha fazla anlayışlı olurlar.

İlişkinizde yaşadığınız bu durum ile baş etmekte zorlanıyorsanız bireysel ve çift görüşmeleri için her zaman merkezimize başvurarak destek alabilirsiniz.