Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum Sonrası Depresyon Nedir?

Doğum Sonrası Depresyon Nedir? – Anneliği hamile kalmakla başlayan bedensel bir deneyim ve doğumun ardından bebeğin fiziksel ve psikolojik ihtiyaçlarını karşılamak ekseninde devam eden bir rol olarak tanımlayabiliriz (Miller 2010) Hamile kaldığı andan itibaren çocuğuyla bir bağ geliştirmeye başlayan anne adayı kadın, hamileliğin tüm sıkıntılarına katlanır, doğumunu gerçekleştirir ve yorucu da olsa, memnuniyetle çocuğuyla ilgilenir. Bir anneden beklenilen şey tam da budur. Modern hayatla birlikte anneliğe yüklenen rollerde artmaya başlamıştır. ‘İyi anne olmak’ yani çocuğunu modern tıp ve çocuk uzmanlarının sunduğu “en gelişmiş” bilgilere uygun bir bakım vermeli, bu esnada onları çağın fikirlerine göre yetiştirmeli ve bilişsel gelişimlerini desteklemelidir; tüm bunları yaparken de sosyal hayatını ve mümkünse kariyerini devam ettirmeli, kişisel bakımını da ihmal etmemelidir. Bütün bu ‘süper annelik’ beklentileri doğum sonrası ruhsal zorlanmalara sebep olabilir. Hamilelik ve doğum sonrası yaşanan hormonal değişliklerin de etkisiyle hızlı duygu geçişleri ortaya çıkabilir.

Hamilelik döneminde ve doğum sonrasında yaşanan yorgunluk, uyku problemleri, güçlü duygusal tepkiler, kilo alma gibi belirtiler normal karşılanıp lohusalığa bağlı olarak değerlendirilip yaşanan depresyonun fark edilmemesine neden olabilir. Bu tür belirtiler ne kadar erken fark edilip müdahale edildiğinde iyileşmesi de hızlı olabilmektedir.

Doğum sonrası yaşanan ruhsal sıkıntılar 3 sınıfta tarif edilmektedir:

Annelik Hüznü (Baby Blue Sendromu):

Doğum sonrası ortaya çıkan kaygı-üzüntü durumudur genellikle doğumdan sonraki ilk 3 gün içerisinde ortaya çıkar ve birkaç hafta içerisinde kaybolur. Yeni doğum yapan kadınların ortalama yüzde 50 ila yüzde 80’ni arasındaki bir oranda bu durumu görmek mümkün. Genellikle uykusuzluk, ağlama, aşırı hassasiyet ve duygu durumunda ani değişikler şeklinde kendini gösterir. Annelik hüznü 2 haftadan fazla sürerse doğum sonrası depresyon olarak değerlendirilmelidir.

Doğum sonrası depresyon (Post Partum Depresyon):

Doğum sonrası depresyon doğumdan sonraki ilk 6 ayda ortaya çıkar ve bir yıla yakın sürebilir. Doğum yapan kadınların %3 ile %20 bir oranda görüldüğü tahmin edilmektedir. Hamilelik başlangıcından doğuma kadar olan sürede östrojen ve progesteron hormonları en üst seviyeyi çıkar ve doğumdan sonraki 24 saat içinde hamilelik öncesi seviyeye hızla iner. Araştırmalar ani hormon seviyesindeki değişimlerin depresyonu tetikleyebileceğini ileri sürmektedir. Ancak depresyonu ortaya çıkaran tek bir faktör bulunmamaktadır.

  • Doğum sırasında yaşanılan sıkıntılar
  • Hamilelikte yaşanan aşırı stres ve kaygı durumları
  • Annenin yaşı
  • Sosyal desteğin olmaması
  • Partnerle yaşanan sorunlar
  • Geçmişte yaşanan depresyon veya bipolar bozukluk öyküsü
  • Geçmiş doğumlarda veya gebeliklerde yaşanılan sorunlar
  • Planlanmamış gebelikler
  • Alkol ve uyuşturucu kullanımı
  • Çocuğu emzirmekte zorluk yaşamak
  • Anneden beklenilen annelik becerilerine dair beklentiler
  • Doğum sonrası depresyonu riskini arttıran faktörlerdendir.

Belirtiler nelerdir?

Fiziksel Belirtiler: Baş ağrısı, uykusuzluk, aşırı uyuma, aşırı yorgunluk, iştahsızlık, aşırı yeme

Duygusal Belirtiler; Sık sık ağlama, aşırı hassasiyet, mutsuzluk, bebekle ilgili kaygılar, bebeğine yetemediğine dair suçluluk duygusu, değersizlik, benlik saygısının azalması, şeklinde görülür.

Doğum sonrası depresyon yaşayan kadınlar bebeğinin ihtiyacı olan ilgiyi ve becerileri sergilemekte zorluk yaşayabilir. Bu durum anne-çocuk arasındaki bağlanma sürecini olumsuz etkileyeceği için bir an önce gerekli yardım ve destek sağlanmalıdır. Bir ruh sağlığı uzmanı ile görüşmek psikoterapi ve ilaç desteği almak gerekebilir.

Neler Yapılabilir?

Bu süreçte yalnız kalmamaya dikkat edilmelidir. Bebeğin bakımı ve diğer işler için yardımcı olacak birilerini bulmak anneye kendisine biraz zaman ayırmasını ve dinlenmesini sağlar. Günlük yürüyüş yapmak veya sevilen bir aktiviteyi düzenli olarak yapmak.

Partnerle veya arkadaşlarla ev dışında zaman geçirmek.

Bebeğin doğumuyla birlikte gelen büyük bir değişim varken bu süreçte başka bir majör değişim yapmamak önemlidir.

Mükemmel annelik kadının sürekli olarak anneliğini yargılamasını ve çocuğuna yetemediğine dair bir algıya sebep olur. Kendisinden beklenilenler yerine kişinin neyi ne kadar yapabileceğine kendisinin karar vermesi önemlidir.

Doğum sonrası psikozu çok sık görülen bir durum değildir. Araştırmalara göre doğum sonrası psikozu her doğum yapan 1000 kadından 4’ünde görülmektedir. Genellikle doğumdan 2 hafta sonra ortaya çıkar ve ilaç tedavisi gerektirir. Post-partum psikozun semptomları taşkınlık, duygu durumunda ani değişimler, bebeğe veya kendine zarar verme davranışları, davranışlarda aşırı düzensizlik, yorgunluk, mizaç değişikliği, umutsuzluk, halüsinasyon şeklinde kendini gösterir.

Bu konu hakkında destek almak isterseniz bireysel psikoterapi hizmetlerimiz hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden randevu almak için buradan bizlere erişebilirsiniz.

Uzman Psikolog İlkay Gedik

Bireysel /Çift Psikoterapisti

Kaynaklar: https://www.womenshealth.gov/mental-health/mental-health-conditions/postpartum-depression https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/937009 https://www.uspsikiyatri.com.tr/Makaleler/Anne-Bebek/Annelik_Huznu_Dogum_Sonrasi_Depresyon_ve_Lohusalik_Doneminde_Degisen_Ruh_Halleri/