Hamilelikte Stres ve Doğum Sonrası Depresyon

Hamilelikte Stres ve Doğum Sonrası Depresyon

Hamilelikte Stres ve Doğum Sonrası Depresyon – Gebelik sürecinde yaşanan stresin bebek üzerine etkilerine yönelik oldukça fazla araştırma bulunmaktadır. Bu araştırmaların çoğuna göre, annedeki stres hormonları, bebekle alışverişin sağlandığı plasenta duvarını aşabilir ve plasenta, her zaman, koruma görevini %100 sağlayamaz. Böylelikle, anne rahmine ve plasentaya daha az kan gider; oksijen dağılımı azalır (%15 oranında stres, bebeğe geçer.). Fakat buna rağmen yine araştırmalarda görülmüş ki, gebelik sürecinde strese maruz kalan bebek (çok travmatik olmayan, gündelik stres kaynaklarına maruz kalan), doğduktan sonra gündelik hayatta sosyal stres kaynakları ile karşılaştığında onunla daha iyi baş edebiliyor. Yani eğer bebek ilk evinde (anne rahminde) hiç stres yaşamadıysa, dünyaya geldiğinde ilk defa stresle karşılaştığında onunla ya baş edemiyor ya da çok zorlanıyor. Bağışıklık kazanmak gibi… Çünkü stres yaşadıkça, stresle baş etme kapasitemiz gelişir. Her zaman için bunun dozu önemlidir.

Yapılan araştırmaların bir diğerinde, 2.Trimesterde (14-27. Hafta, ikinci 3 ay) salgılanan özel bir enzim sayesinde bebeğin strese karşı daha korunaklı olduğu görülmüş. Bu enzim, kortizolü dönüştürdüğü için bebeğin, anneden stres hormonlarını direkt olarak alması engelleniyor.

Tüm bunlara rağmen, gündelik stres kaynaklarının dışında, daha zorlayıcı, uzun süredir var olan yani kronik denilebilecek ya da travmatik stres kaynakları ise gebelik sürecinde bebeğin annenin yaşadığı bu deneyimden direkt olarak etkilenmesine sebep olabilir.

 

Kronik Stres Neye Sebep Olabilir?

Prenatal dönemde (Doğum öncesi):          

  • Düşük yapma
  • Erken doğum
  • Düşük doğum kilosu

Postnatal dönemde (Doğum sonrası):       

  • Yeme/emzirme problemleri
  • Uyku problemleri
  • Sindirim problemleri
  • Aşırı ağlama
  • Huzursuz yapı
  • Zor mizaç
  • Uyum, dikkat, hafıza sorunları
  • Hiperaktivite
  • Depresyon

Hamilelik Depresyonu

Ülkemizde yaşayan kadınların %30’unun, hamilelik döneminde depresyon yaşadıkları görülmüş. Yani gebelik sürecinin tamamında ya da büyük bir bölümünde hiçbir şeyden keyif alamama, geleceğe umutsuz bakma, karamsar düşüncelere sahip olma, kendi dış görünüşüne dönük karalayıcı yorumlar yapma, uyku bozuklukları ya da iştah düzensizlikleri gibi belirtiler gözlemlenmiştir.

Bu süreçte depresyon yaşamanın en büyü riski, bu durumun doğum sonrası depresyon yaşama riskini artırmasıdır. Türkiye’de 5 anneden 2’si maalesef ki doğum sonrası depresyon yaşamaktadır. Doğum sonrası depresyonunu, doğum sonrası hüznü ile karıştırmamak gerekir. Peki nedir bunlar?

Doğum Sonrası Hüznü (Baby blues)

  • 10 anneden 8’inde görülür (%80),
  • İlk 10 gün içinde ortaya çıkar,
  • 1-2 gün ila 2 haftaya kadar sürebilir,
  • Ağlama nöbetleri, duygusal dengesizlikler, kaygılı ruh hali,

Bu değişimler çok normal ve beklenendir ancak 2 hafta içinde değişmezse doğum sonrası depresyondan şüphelenebiliriz.

Postpartum  Depresyon (Lohusalık/Doğum Sonrası Depresyonu)

Genel olarak depresyonun birçok belirtisi görülebilir. Yani: devamlı üzüntülü, endişeli veya boş bir duygu durumu, cinsel aktiviteler de dâhil olmak üzere eskiden ilgi çekici gelen aktivitelere karşı ilgi kaybı, olağandışı yorgunluk, düşük enerji seviyesi, iştah kaybı veya aşırı yeme, uyku bozuklukları ve uykusuzluk, fazla erken veya geç uyanma, umutsuzluk, suçluluk, değersizlik, çaresizlik duyguları, sosyal geri çekilme, konsantrasyonda, hafızada ve karar vermede bozulmalar ve zorlanmalar, olağandışı huzursuzluk ve asabiyet, baş ağrıları, sindirim sorunları,  intihar veya kendine zarar verme hakkında düşünceler.

Bu belirtilerle birlikte:

  • Bebeği için bir şey hissedememe,
  • Bağlanma sorunları,
  • Çocuğa zarar vermeyle ilgili saplantılı düşünceler,
  • Ona bir şey olacak korkusu,
  • Yetersiz hissetme ve bunu paylaşma korkusu, (tabu… toplumda idealize edilmiş annelik rolü)
  • Yalnızlık hisleri,
  • İntihar düşünceleri görülebilir.

Gebelik sürecinizle ilgili yoğun bir stres ya da kaygı yaşıyorsanız, sakinleşmekte ve kontrolde hissetmekte zorlanıyorsanız bireysel terapiler hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden destek alabilmek için buradan bizlere erişebilirsiniz.

Uzm. Psk. Asena İrem Ulusu

Bireysel / Çift / Cinsel Sorunlar