Doğum Öncesi Anne - Bebek İlişkisi

Doğum Öncesi Anne – Bebek İlişkisi

Doğum Öncesi Anne – Bebek İlişkisi

Anne rahmi, bebeğin ilk evidir. Bebek, rahimde sadece hareketlerin değil; duyguların da provasını yapar. Bebeğin annesi ile iletişim kanalları: hormonlar, plasenta, bebek kordonu, annenin sesi, annenin hareketleri ve annenin kalp atışlarıdır (Doğru yerdeyim, burası benim evim). Bu yüzden annenin nasıl bir gebelik geçirdiği, bebeğin dış dünyaya karşı oluşacak inançlarının başlangıcı bile olabilir.

Bebeğin eşi olarak bilinen plasenta (bebeğin göbek kordonu, plasenta ile bebeğin göbeği arasında uzanır), bebeğin besin kaynağı ve devamlı refakatçisi olarak embriyonun kendi kreasyonudur. Embriyo, kendi besin kaynağını, kendisi yaratmıştır. Bu da demek oluyor ki aslında hepimizin özünde kendini destekleyecek, iyileştirecek, içten gelen “bir şey yaratma gücü ve donanımı” vardır. Bunu hepimiz bir kere yaptık; anne karnındayken. Kendimizi besleyecek kaynağı bir kez yarattık, yine yaratabiliriz. Anne ile kurulan bağda plasenta filtre görevi görür. Hamilelik boyunca anne-bebek arasındaki alışverişi sağlar. Stres yaşantılarında da filtre görevi görür. Yani stres hormonu olan kortizol, direkt anneden bebeğe geçemez. Ancak çok yoğun stres altında, annedeki stres hormonları plasenta duvarını aşabilir ve plasenta, her zaman, koruma görevini %100 sağlayamaz. Bu durumda anne rahmine ve plasentaya daha az kan gider; oksijen dağılımı azalır. %15 oranında stres, bebeğe geçer. Fakat bu, her zaman da çok korkutucu bir durum olmayabilir. Gebelik sürecinde strese maruz kalan bebeğin, doğduktan sonra gündelik hayatta sosyal bir stres kaynağı ile karşılaştığında onunla daha iyi baş ettiği bazı çalışmalarda bulgulanmıştır. Yani eğer ben ilk evimde hiç stres yaşamadıysam sonraki içine doğduğum evde ilk defa stresle karşılaştığımda onunla baş edemeyebilirim. Bağışıklık kazanmak gibi. Çünkü stres yaşadıkça, stresle baş etme kapasitemiz gelişir. Her zaman için doz önemlidir. Ayrıca 2.Trimesterde (14-27. Hafta, ikinci 3 ay) salgılanan özel bir enzim sayesinde bebeğin strese karşı daha korunaklı olduğu görülmüştür.

Bunların dışında gebelik süresince zaman zaman yaşanılan stres dışında, yoğun strese maruz kalmak doğum öncesi ya da sonrası için bazı olumsuz tabloları doğurabilir.

Kronik Stres Neye Sebep Olabilir?

Prenatal dönemde (Doğum öncesi):

  • Düşük yapma
  • Erken doğum
  • Düşük doğum kilosu

Postnatal dönemde (Doğum sonrası):

  • Yeme/emzirme problemleri
  • Uyku problemleri
  • Sindirim problemleri
  • Aşırı ağlama
  • Huzursuz yapı
  • Zor mizaç
  • Uyum, dikkat, hafıza sorunları
  • Hiperaktivite
  • Depresyon

Gebelik sürecinizle ilgili yoğun bir stres ya da kaygı yaşıyorsanız, sakinleşmekte ve kontrolde hissetmekte zorlanıyorsanız bireysel terapiler hakkında detaylı bilgiye bağlantıdan ulaşabilir, merkezimizden destek alabilmek için buradan bizlere erişebilirsiniz.

Uzm. Psk. Asena İrem Ulusu

Bireysel / Çift / Cinsel Psikoterapist