pandemi günlerinde ruhsal sağlığımız

pandemi günlerinde ruhsal sağlığımız

Pandemi günlerinde ruhsal sağlığımız – Sağlık ve hastalık insanın hayatı boyunca sürekli bir döngüdür. Yaşadığımız süre içerisinde sağlıklı olmak ile hasta olmak doğrultusunda gidip geliriz. Kronik hastalıkları (diyabet, hipertansiyon, kanser, kronik böbrek yetmezliği, vb.) bu durumun dışında tutarak söyleyebiliriz ki; insan için tam sağlıklılık ya da tam hastalık hali yoktur.

Yaşamımız boyunca bir takım bazı akut hastalıklara (grip, nezle, ağrı, sindirim ve boşaltım ile ilgili problemler, vb.) yakalanırız ve bunlarla baş etmeye çalışırız. Akut hastalıklarda iyileşme sürecinde en aktif rolü hastalığa ve tedaviye uyum sağlayabilmek alır. Yani birey önce hastalığı ve tüm etkilerini kabul ederse hastalığa uyum sağlayabilir. Hastalığa uyum sağlayan birey, tedavi için uzmana başvurur ve tedavinin tüm gerekliliklerini (istirahat etmek, ilaç kullanmak, hastaneye yatmak, vb.) yerine getirebilirse tedaviye uyum sağlayabilir.

Bireyin hastalığa uyum sağlama süreci, hastalık algısı ile doğrudan bağlantılıdır. Aynı hastalığa yakalanan farklı bireyler hastalığı farklı algılarlar ve bireylerin hastalık deneyimleri farklılık gösterir. Hastalık algısı, hastalık durumunun bilişsel bir yansımasıdır. Yani hastalığın tanımından bağımsız olarak bireyin o hastalığı anlamlandırma biçimidir diyebiliriz.  Hastalar kişisel deneyimleri, bilgileri, değerleri,  inançları ve ihtiyaçları ışığında hastalıklarını açıklamaya çalışırlar.

İnsanlar dış dünyadaki olayları açıklamak ve tahmin edebilmek için bilişsel modeller oluştururlar. Hastalar da,  geçici ya da uzun süreli hastalığın belirtileri ile ilgili olarak benzer modelleri geliştirirler. Buna göre kişiler, kendilerine somut ve soyut kaynaklardan elde edilen bilgilere dayanarak zihinlerinde hastalık durumuna ilişkin şemalar oluştururlar. Her hastanın hastalığının belirtileri,  süresi ve sonuçları ile ilgili kendi düşünceleri olan bu bilişsel modeller, tedavinin ve durumun kontrolü ile ilgili inançları da içermektedir.

Hastanın birey olarak hastalığına ilişkin yorumu, algısı ve değerlendirmeleri, ortaya koyduğu duygusal ve davranışsal tepkileri; baş etme biçimini,  psikososyal zorlanma ve psikiyatrik bozukluk geliştirmesini, yaşam kalitesini belirleyen bir unsurdur. Hastalar aktif olarak hastalıklarının bilişsel temsillerini oluştururlar ve bu temsillere uygun baş etme stratejileri geliştirirler.

Küresel salgın (pandemi) ilan edilen bir hastalık ile baş etmeye çalıştığımız bu dönemde, hastalığa dair algı ve bilişlerimizi bilinçlenerek gözden geçirmemiz bu durumla baş etme süreçlerimizi olumlu etkileyecektir. Bugünlerde önemli olan, sağlığımızı koruyabilmek için bilgi kirliliği yaratan sosyal medya yazılarındansa, haber değeri olan doğru ve gerçek uzmanların uyarılarını dikkate almaktır. Bu durumla baş edebilmek için her şeyden önce zihin sağlığımızı korumamız gerektiğini düşünen bir psikolog olarak, bilgi kirliliğinden uzak durmanın öneminin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Hepimiz üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirirsek, bu durumu daha kolay atlatabiliriz diye umuyorum.

Uzm. Klinik Psikolog Başak SARAÇOĞLU EROĞLU

Bireysel/Çift/Cinsel Psikoterapist