Oyun Oynamak Bağımlılığa Dönüşebilir mi?

Oyun Oynamak Bağımlılığa Dönüşebilir mi?

Oyun Oynamak Bağımlılığa Dönüşebilir mi?

Son yıllarda bilgisayar ve internetin evlerimize girebilecek kadar ucuz ve ulaşılabilir boyutlara gelmesiyle birlikte bir takım problemler gündeme gelmeye başladı. Bu sorunlardan en popüler olanı ise online oyun bağımlılığı…

Her yaşta risk faktörü bulunan oyun bağımlılığın en yüksek risk grubu ise 10-18 yaş arasındaki gençler. Hayatlarının en önemli adımlarını atmakta olduğu bu yıllarda oluşan oyun bağımlılığı, gençlerin geri dönüşü zor hatalar yapmasına neden olabilmekte. Ders başarısızlıkları, okul devamsızlıkları, sosyal ilişkilerdeki bozulmalar oyun bağımlılığının getirdiği sorunlardan sadece bir kaçı.

Oyun bağımlılığının sınırlarını tespit edebilmek mümkün mü?

Oyun bağımlılığı, oyun başında geçirilen süreyi baz alarak tanısı koyulacak bir durum değil. Burada önemli olan nokta kişinin ne kadar süre oynadığından ziyade hayatının ve işlevselliğinin ne derecede etkilendiği. Eğer kişinin akademik başarısı kötüye gidiyorsa, sosyal ve aile ilişkilerinde ciddi problemler ve aksamalar görülüyorsa kişinin oyun bağımlılığı olabilir.

Oyun bağımlılığı niçin oluşur?

Oyun oynamak kimileri için hayatın zorluklarına karşı bir başetme mekanizması görevi üstlenebiliyor. Örneğin; sosyalleşmekle ilgili sıkıntı yaşayan bir birey online bir oyun oynadığı sırada sanal da olsa binlerce kullanıcıyla aynı alanda kolaylıkla sosyalleşebiliyor ya da hayatı boyunca başarısızlıklarla mücadele etmek durumunda kalan kişi, hiçbir zaman sergileyemeyeceği becerileri oyun esnasında sergileyerek sanal bir başarı elde edebiliyor. Bu da kişinin başarı isteğini tatmin etmiş oluyor. Bir diğer önemli nokta ise gencin o anda yapacak daha iyi bir meşgalesinin olmaması. Bu da kişiyi oyun oynamaya iten önemli etkenlerden birisi. Bireyi oyun bağımlısı haline getirecek diğer kritik noktalarsa; oyuna sürekli olarak ek paketler eklenerek sonunun getirilmemesi, aşama atlama sistemi nedeniyle kişinin sürekli olarak oyunda aktif kalmak zorunda olması, grafiklerin gerçeğe yakın olması gibi sebepler sayılabilir.

Kişi oyun bağımlısı ise neler yapılabilir?

Kişiye baskı uygulayıp bilgisayarı ya da oyun konsolunu tamamen yasaklamak çözüm değil. Kişinin oyun süresini  hayatını kısıtlamayacak derecede ayarlamak en iyi yöntem. Bunun için şu an geliştirilen bir takım bilgisayar programları mevcut. Örneğin; süre konusunda genç ile anlaşarak programa istenilen saati kuruyorsunuz. O süre geçtikten hemen sonra sistem kendisini otomatik olarak  kapatıp kilitliyor.

Bu işlem bittiğinde tüm sorunlar bitmiş olmuyor. Önemli olan nokta kişiyi oyuna olan düşkünlüğünden kurtarmak değil; hayata tekrar adapte olmasını ve işe yarar meşgaleler edinmesini sağlamak. Bu nokta gözden kaçarsa genç bu kez bağımlılık geliştirecek başka bir meşgale bulabiliyor (örneğin; tv bağımlılığı)

Oyun bağımlısı olan bireylerin bir çoğu mutluluğu, heyecanı ve başarıyı gerçek hayattan değil sanal gerçeklikten elde ediyor.  Oyunlarda elde edilen tatmin duygusunu gerçek hayatta yakalamak daha kolay olduğu için kişi gerçek hayattan yavaş yavaş sanal alemde daha çok vakit geçirir oluyor. Bu sebeple kişide eğer sosyal beceriler ve kişinin kendini mutlu edecek günlük aktivitelerle ilgili sorunları varsa bu bağımlılığın önüne geçmek oldukça zor. Bu noktada bir psikologdan destek alınması, terapi yoluyla bu problemin çözülmesine olanak sağlıyor.

Ebeveynlerin bu tür bağımlılıklarda yapabilecekleri şeyler kişiye yasak koymaktan ziyade genci anlayarak problemleri birlikte çözebilmeleri için empatik bir ortam hazırlamaları. Bu noktada zorluk yaşayan aileler gene bir aile terapisti ya da bir çocuk ve ergen psikoloğundan destek alabilirler. Terapi sayesinde yaşadıkları bu iletişim sorununun üstesinden gelebilirler.

Sonuç olarak; oyun bağımlılığından kurtulmak için biraz irade gücünü kullanmak, farklı hobiler edinip sosyalleşmek ve sanal olmayan dünyadan daha çok keyif alabilmeyi gerçekleştirmek bunlar da yeterli olmuyorsa bir psikologdan psikolojik danışmanlık desteği almak yerinde olacaktır.

Aysun EROL

Çocuk ve Ergen Psikoloğu

 

Yazımızı paylaşmak ister misiniz?